8 Nisan 2021 Perşembe

unut

 elinde büyüdüm,

yüreğim elinde büyüdü. 

sensiz yaşayamam,

anlamı olmaz,

kendimi yoramam,

sessiz yaşamaya dayanamam. 

korkarım,

çekinirim,

başaramam,

anlamı olmaz,

boşuna mücadele etmem,

olmayacağını biliyorum.



1 Nisan 2021 Perşembe

ÖĞRETMEN

 İşimiz enerjisini sevgiden alır. 

Bu kaynak bitmez ve tükenmez olduğu için 'biz öğretmenler' yorulmayız. Meslek aşkımızı yitirmeyiz. 

Bu cennet vatanın evlatları bize verilmiş en değerli emanetlerdir. 

Emanette ayrım, emanette ilgisizlik, emanette tembellik göstermeyiz. 

 

15 Şubat 2021 Pazartesi

SORGU

tahta bir sandalyede

elimde kelepçe

sen sorgula beni. 

sen ayakta,

ben bitkin,

bakışlarım ezik,

duvarlar üstümde,

ışıklar yüzümde,

gözlerim pörtlek, 

dilim yorgun,

sen sorgula beni.

şimdiden değil gelecekten sor,

usanmadan bıkmadan yor beni yor,

her bildiğimi al,

işlenmemiş günahlarımı sor,

kendimden neden geçtiğimi sor,

senin için nelerden geçtiğimi sor. 

bendeki seni sor. 

bayılırsam,

bir kova utanç dök,





14 Şubat 2021 Pazar

13 ŞEHİT

 Şehitlerimize Allah’tan rahmet, geride kalan bizlere de şuur diliyorum.

Hakiki manada iman, kula yakışan bir irade ve hayırda işleyen bir ömür diliyorum.
İşimiz çok zor.
Ne çileler çekiliyor, ne canlar gidiyor da bihaber yaşayıp gidiyoruz.
Ya da bihaber olmayı biz istiyoruz.
Bile bile tercih ediyoruz.
Bir gün gelecek ve çile çekenlerle, genç yaşta Allah için şehit olanlarla mahşerde buluşacağız.
Bütün insanlık orada olacak.
Olmak istiyoruz.
Annelerimizle, babalarımızla, çocuklarımızla, Peygamberlerimiz ile, hayalimizin ulaştığı ne kadar iyiler varsa; onlarla sonsuza dek beraber olmak istiyoruz. Bunun hakkımız olduğunu düşünüyoruz.
İnanıyoruz ki! Bize de sorulacak. ‘Sen ne yaptın?’
Harbiden biz ne yapıyoruz ki?
Soruyu biraz daha kolaylaştıracak olursak, şimdiye kadar ne yaptık?
Yani Allah hayırlısını versin. Lakin sabaha çıkamasak ve üzerine Yemin edilen O GÜN’de yeniden diriltilsek ne diyeceğiz?
Ben kendi adıma cevap bulamıyorum. Umarım sizde de durum aynı değildir.
Gün gelecek ve yeniden var edileceğiz.
Hem de ne ilim, ne de din sahtekarlığının geçerli olmadığı bir yerde;
Paranın geçmediği,
Statünün işlemediği,
Zerre kadar ayrımın olmadığı,
Adaletten şüphe duyulmayan,
Terazinin zerre miktarı yanlış ölçmediği,
Renklerin, dillerin, ideolojilerinin, ırkların ayrıştırılmadığı,
Laf ve zeka oyunlarının sökmediği,
Her şeyin olduğu gibi, aslı gibi, bizzat yapıldığı gibi gözler önüne serpildiği,
İtiraza gereğin olmadığı,
Hak yerini bulacağından şikayete bile ihtiyacın duyulmadığı bir yerde dirilteceğiz.
İşimiz gerçekten çok zor.
Dedim ya….
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, geride kalan bizlere de şuur diliyorum.

13 Şubat 2021 Cumartesi

ashes

 

Flashes in your eyes,

Lashes in my dreams.

Ashes in our words.  

ERKEN BAHAR

Zamansız açtın,

Ansızın kaçtın. 

Yüreğime yalancı çiçekler saçtın. 


Erken baharsın,

Aldatırsın.

Bir gün, iki gün görünür,

Sonra kışım olursun. 


Sahtesin.




20 Ocak 2021 Çarşamba

Gün doğumum

 aynalar kırılsın, 

biliyorum rengimi.

prangalar kırılsın, 

siliyorum mazimi.


Yemini papazlara ve korkaklara bıraktım,

nihai kararı kendimde buldum. 

10 Ocak 2021 Pazar

KURAKLIK ÖNCESİ

 Yokluktan herkesin az çok hissesi oluyor. İnsan az da olsa 'yokluklardan' bir şekilde ders alıyor. 

Bu ders bazen çok acı olduğundan gerektir, eskimeyenler boşuna dememişler: 'Allah yoklukla imtihan etmesin diye.' Çünkü insan yokluklar esnasında epey bir zorlanıyor. Sınanıyor. 

Paranın yokluğu, sevginin yokluğu, sağlığın yokluğu ve de nimetin yokluğu insana bir şekilde ağır geliyor. Bu yokluklar bazen geri gelmeyecek yaralar açıp gidiyor. 

Korona günlerinde bu yaraları ziyadesiyle hissediyoruz. 

Hissediyoruz ama ne kadar idrak ediyoruz?  İşte orası epey bir tartışılır. 

Hani kul penceresinden  bakıldığında olayların zahiri ve batini yani iç ve dış veya görünen ve görünmeyen nedenleri vardır ya; sanırım 'o' nokta sandığımızdan çok daha fazla önem arz ediyor.

Seri üretim yapan bir fabrikanın on binlerce ürünü içinden sadece bir tanesinde bile küçücük bir kusur olsa neredeyse fabrikanın tüm mühendisleri o kusurun nedenleri için çok detaylı bir çalışmaya girer. Bir an önce o kusurun asıl nedenlerini bulmak isterler. Çünkü o kusur ileriki günlerde daha büyük ve telafisi olmayan hatalar doğurabilir. Herkes oradaki kusurun bulunması konusundaki çalışmalara önem verir ve saygı gösterir. Bu olması gerekendir. Böyle bir durumda kimse oturup beklemez. Bir an önce normale dönmek ister. Hatta oturan olursa ayıplanır. Daha da ötesi işten bile kovulur. 

Günümüz dünyasında otomasyon içinde yer alan herkes kusurun düzeltilmesinin önemini bilir. Kusur yokmuş gibi davranılamaz. 

İnsan bir cıvatadan, bir kibritten daha mı az önemlidir ki başına gelen musibetlere, kazalara, hastalıklara karşı bu kadar ilgisiz kalır. Her şeyi zamanın çözmesini bekler. Ya da her şeyi kadere havale eder. Veya felaketleri hemencecik günahlara ceza olarak görür ve pasif bir teslimiyeti kaçış görür ya da işi tümden tabiata atar ve kendisini Sahipsiz, amaçsız görme garabetine düşer. 

Bugün bozduğumuz dünyanın bedenimizde açtığı hastalıklardan ziyade ruhumuzda açtığı marazlara dikkatimizi vermeliyiz.     

 

 

   

4 Ocak 2021 Pazartesi

HÜZÜNLER ÇÖKÜYOR ANNE!

İnsan saç telleri ve göz yaşlarından oluşuyor,

Ve insana ait her şey gibi onlar da toprağa düşüyor. 

Ve insan ne kadar yaşarsa yaşasın,

Hayatı bir türlü öğrenemiyor. 

Sanırım asıl acizliğimiz: 'bu öğrenememe'.

Ve insanın bel bağladığı ne varsa,

Sadece ve sadece acı veriyor.

Çünkü onlar da insanlar gibi toprağa düşüyor. 

Dünler hep toprakta,

Yarınlar yine toprağa düşecek. 

Tüm sesler toprağın altında bekleşiyor,

Türlü türlü düşünceler,

Büyük hayaller çoktan toprak oldular. 

*   *

Anne! Elime yine kalemler düştü,

Çocukken sığındığım dualar dilime düştü,

Yaptığım bir kaç iyilik vicdanımı tutuyor,

Günahlar yine baskın, yine güçlü,

Bir de senin yokluğunu düşünmek,

Uykularımı gasp ediyor,

Odama hüzünler çöküyor. 

*   *

Gitme! Gitme! Ne olursun. 

*   *

Özlemekten yoruldum,

Mazimi avutamıyorum.

Gözlerimi susturamıyorum.

Dünler hep toprakta,

Yarınlar yine toprağa düşecek. 

Bir de senin yokluğunu düşünmek,

Uykularımı gasp ediyor,

Odama hüzünler çöküyor. 


*   *

Ömrümü susarak geçirmek isterdim,

Sadece koklamak,

Sadece sarılmak,

Sadece bakmak isterdim. 

Aşkın bedeli var,

En pahalı şey,

'Seviyorum.' kelimesi,

Bilseydim almak istemezdim. 

Ama ben de kandım. 

Aşkın bedeli var,

Ömrünle ödüyorsun çünkü aldıkların sende kalmıyor. 

İnsan saç telleri ve göz yaşlarından oluşuyor,

Ve insana ait her şey gibi onlar da toprağa düşüyor. 

Ve insan ne kadar yaşarsa yaşasın,

Hayatı bir türlü öğrenemiyor. 

Dünler hep toprakta,

Yarınlar yine toprağa düşecek. 

Bir de senin yokluğunu düşünmek,

Uykularımı gasp ediyor,

Odama hüzünler çöküyor. 


*     * 

Yokluk güzel ders,

Herkesin az çok hissesi var. 

Gençlik yok olur,

İnsana ait ne varsa yok olur. 

Ve insan kaybettikçe ders alır. 

Az da olsa öğrenir. 

Varlığı, var edildiğini, 

Tekrar var edileceğini az da olsa öğrenir. 

Ömrümü susarak geçirmek isterdim,

Sadece koklamak,

Sadece sarılmak,

Sadece bakmak isterdim. 

Aşkın bedeli var,

En pahalı şey,

'Seviyorum.' kelimesi,

Bilseydim almak istemezdim. 

*    *  

Anne! Elime yine kalemler düştü,

Sinende aşkı, hayatı ve ölümü düşlemek ne de güzeldi. 

Gözlerimi susturamıyorum,

Gideceksek beraber gidelim. 

Ben yalnız başıma hiç bir yolu bulamıyorum. 

Aşkın bedeli var,

En pahalı şey,

'Seviyorum.' kelimesi,

Bilseydim almak istemezdim. 

*    *

Boş geldi dünya bana. 

*    *

Usul usul yaşanır mıydı hayat?

Saatler bir 'görüşlük ömre' ya da en azından 'bir ömürlük görüşe' müsaade eder miydi? 

Ya tadı? 

Damağımda kalır mıydı?

İyi kötü bir ömür verdim,

Üstü sende kalsın der miydim?

*      *  

Elinden çok su içtim,

Alıştırmayacaktın.

Ben konuşurken gözlerime bakmayacaktın.

Herkes susup gidecekti. 

Ne varsa ne yoksa içine gömecekti. 

Aşkın bedeli var,

Ödedim gidiyorum. 

İnsan saç telleri ve göz yaşlarından oluşuyor,

Ve insana ait her şey gibi onlar da toprağa düşüyor. 

Ve insan ne kadar yaşarsa yaşasın,

Hayatı bir türlü öğrenemiyor. 














2021

 2021 yılı inşaallah doya doya Kuran okuduğumuz yıl olur.

Müslümanlığın gereklerini yaptığımız,

Kulluğumuzu bulduğumuz, 

Allah'a teslim olduğumuz,

Zekat verdiğimiz,

Oruç tuttuğumuz,

Hacca gittiğimiz,

Bol bol iyilikler yaptığımız,

Nazik olduğumuz,

Sakin olduğumuz bir yıl olur.

Şikayet etmediğimiz,

Kul hakkı yemediğimiz,

Halden anladığımız,

Haramsız,

Yalansız,

İftirasız bir yıl olur.

Namazları kaçırmadığımız,

Çok çalıştığımız,

İyi kitaplar okuduğumuz,

İnsanlığa faydalı işler ürettiğimiz,

Bol dualı bir yıl olur.

Peygamber Efendimizin çok anıldığı,

O'na (Sav) çok Selam yollandığı,

O'nun hoşuna gidecek işlerin yapıldığı,

İnsana yakışır bir yıl olur.

Küslüklerin bittiği,

Savaşların bittiği,

Hastalıkların bittiği,

Kavgaların bittiği bir yıl olur.

Hayatın ve ölümün manasını bulduğumuz,

Kuldan başka bir şey olmadığımız,

Kalplerin huzur,

Düşüncelerin sükun bulduğu bir yıl olur.

İsrafın olmadığı,

Kötü konuşmanın olmadığı bir yıl olur. 

Allah'tan dilerim,

Diliyorum,

İnşaallah hayırlı bir yıl olur.






ZAMAN DURSA

  Bu Cumartesi çok sevdiğim şarkıcının yeni kaseti çıksa, Alacağım gömlek için kalan eksik tamamlansa, Mesut Hocanın biyoloji sınavı kopya i...