9 Temmuz 2026 Perşembe

ZAMAN DURSA

 Bu Cumartesi çok sevdiğim şarkıcının yeni kaseti çıksa,

Alacağım gömlek için kalan eksik tamamlansa,
Mesut Hocanın biyoloji sınavı kopya ile hallolsa,
Yağmurlar biraz ara verip havalar ısınsa,
Ne de güzel olurdu: insan hep hayal kursa.
Tenhada konuşulacak bahaneler bulunsa,
Yarı ürkek, yarı heyecanlı zaman dolsa,
Ayrılmak zorken tekrar buluşmanın planları kurulsa,
Ne de güzel olurdu: zaman dursa.
İnsan sözlerine önce kendi inansa,
İnancından asla şaşmasa,
Beklerken yorulmasa,
Kalbini bırakıp aklına kanmasa,
Ne de güzel olurdu: bir de yemininde dursa.
Anam, babam ‘Ne olacak halin?’ Diye sormasa,
El alemden beklentim olmasa,
Gelecek ruhumu yormasa,
Ne de güzel olurdu: kader bizden yana olsa.
Yeni kaseti aldım,
Gömlek kalmamış, haftaya bıraktım.
Sınavda boş kağıt verdim,
Ne olur bilmiyorum.
Havalar ısındı,
Hayal kuruyorum. Yine hayal kuruyorum.
Bahane çok,
Zaman ise artık yok.
Planlar!
Ah planlar! Yok yok….
Tek durmayan zaman,
İnsan en büyük yalanları kendisine atan,
Yorulmak en gerçek olan,
Ah akıl, ah!!!
İnsanı bataklığa salan,
Anam, babam sormuyor,
El alem umrumda değil,
Ruhum kaderle bir olmuş,
Yorulmuyor. Hiç yorulmuyor.
T.U

AĞIT

 ‘Zamana bırakmak.’ müfsid bir üç kağıt,

Ardındaki baştan sona sahte bir ağıt.

TU

Şan


Sırtıma vurulan hançerin kabzasındaki kurumuş kanım kan,
Gönül dostlarımın uğradığı yıkık bir hanım han,
Dünya misafirhanesinde hatasıyla sevabıyla fakir bir canım can,
Elhamdulillah! Yüce Mevlanın bahşettiği şanım şan.

TURGAY URGUR

ANADOLU


Bin yıllık mermer,
Doğudan batıya kemer.
Güneşi Nemrutta derer,
Akdenizde serer.
Göçünde kadim keder,
Kulun çizmediği kader.
Dünü yarın eder,
Hayali kilimde çizer.
Gün olur yardan geçer,
Şehadeti kolaydan seçer.

gündem

 Zaman ince detayları, şahsi fikir ayrılıklarını bırakıp BİRLEŞME zamanı.

Tek başımıza günümüzün maddi ve manevi sorunlarının üstesinden gelemeyebiliriz.
BÜYÜK işlere, engin fikirlere ulaşamayız.
Hemşehrilerimizin, gençlerimizin, çocuklarımızın HAKLI taleplerini karşılayamayabiliriz.
Lakin İYİ NİYET, kolektif akıl, istişare, bilim, gayret ve dua ile her türlü zorluğun üstesinden elbette geliriz.
Böylece; çevremizi, ailelerimizi, gençlerimizi hem koruruz hem de geliştiririz.
İsrafsız ve kanaatkar bir hayat, paylaşabilen bir kardeşlik bağı HEPİMİZE iyi gelecek.
Kitapları konuşmak, SADELEŞMEK, dünyadaki gelişmelerden bir birimizi haberdar etmek ve kim olursak olalım FİKRi mütaalaya AÇIK olmak en başta KENDİMİZE iyi gelecek.
Duyumlara değil İCRAATA ihtiyacımız var.
Ön yargı ve ön yergilerimizi terk edelim. DİNLEYELİM.
Üreterek, düşünerek, aksiyona geçerek SAHİP ÇIKALIM.

SÖZ

 Ne ateş ne köz,

İnsanı yakan hep söz.

YOLCU 17

 - Hakkı arıyorum.

-Çok güzel. Gereği birleşmektir.

-Erdem arıyorum.
-O zaman dayanışma halinde olmalısın.
-Yardımlaşmayı seviyorum.
-İnsanların imdadına yetişmelisin.
-Dahası var mı?
-Her türlü kötülükten kaçınmak. Ruhunu teslimiyet ve tevekkül ile Rahman’ın ‘Ya Şafi’ denizlerine salmak.
-Kaynak?
-Kaynak Kuranın hazineleri.
-Neden?
-O’nun kanunları ezelden gelip ebede gider. Medeniyet kanunları ya ölürler ya da sadece birilerine hizmet ederler. İşte savaşlar! İşte haksızlıklar! İşte zulümler!
-Yoksa?
-Yoksa …. için için kanayan dimağlar. Beyhude uğraşlar. Neticesiz niyetler ve ziyan olan insanlar. Yoksa …. huzursuzluklar. Kaoslar. Cinayetler ve ayrılmalar. Psikolojik sorunlar. Travmalar. Kısır döngüler. İsraflar ve şikayetler.
-Eyvallah yolcu. Yolcu yolculuk nereye?
-Geldiğim yere. Geldiğim yere.
-Uzak mı? Yakın mı?
-İstersen yakin. Yakin.

BİZ

 Biz her zaman hep beraberdik.

Ben, ben ve bir de ben.
En zor günlerde,
Bazen neşede,
Kahkahada ve göz yaşında.
Bir birimizi hiç satmadık,
Aldatmadık,
Ve unutmadık.
Çok kavgalarımız da oldu,
Anlaşamadığımız,
Bir türlü karar veremediğimiz,
Bir birimize acımasızca kızdığımız,
Eleştirdiğimiz,
Beğenmediğimiz,
Ayıpladığımız,
Kınadığınımız bile oldu.
Ama bir birimizi asla terk etmedik.
Çok küs gezdik.
Lakin sonunda yine hep beraberdik,
Ben, ben ve bir de ben.
Uzun zaman ayrı ayrı takılsakta,
bir akşam vakti (sanki önceden dakikası dakikasına kadar anlaşmış gibi) aynı bankta çok buluştuk.
Ne gezdik be….
Üçümüz. Ben, ben bir de ben.
Pazarları dağlara çıktık,
Bir hafta sonu arabayla Cuma’dan Pazartesi’ye tüm sahil şeridini turladık,
Gece demedik, kar kış demedik, şimdi zamanı mı hiç demedik. Ne gezdik be….
Bir birimize sarılıp çok ağladık. Çok.
Elalem kıskanırdı bizi,
Garip, taklit edilemez ama bir o kadar cezbedici bir birlikteliğimiz vardı.
Bir mekana girsek hemen dikkat çekerdik,
Bir işe başlasak etrafımıza tüm eş dost toplanırdı.
Ha … sevenimiz kadar sevmeyenimiz de vardı. Biz buna da alışıktık.
Üçümüzün de ortak noktası müzik tercihlerimizdi.
Damar olacak, güçlü ses olacak, yıllardır dinleniyor olacak.
Zaman tabi herkes gibi üçümüze de acımadı. Birimizin saçı başı ağardı, birimiz her şeyi unutur olduk, diğerimizin de hali mecali neredeyse kalmadı.
Olsun be…
Biz bir birimize hep yettik. Ben, ben bir de ben.
Ve göreceksiniz gün gelecek ölüm bile ayıramayacak bizi. Ayıramayacak! Yaşarken birlikteydik ölürken de birlikte olacağız. Ben, ben bir de ben.
Turgay

14 Mart 2026 Cumartesi

AYNI OTOBÜSTEYİZ

 Aynı otobüsteyiz.

🚎
Ve bu son otobüs. 🚎
Kimin nerede oturduğunu/oturacağını tartışacak lüksümüz🤷‍♂️ yok.
Varılması gereken bir yer var.
Ve bu otobüste herkese halâ bir adet koltuk 💺var.
Tek yapmamız gereken valizlerimizdekini🧳, torbalarımızdakini🎒 paylaşabilmek.
Kimimizde ekmek🍞, kimimizde zeytin🫒, kimimizde çay ☕️☕️var.
Bu yolculuk için yeteceği belli.
Tartışırsak dökeriz, kırarız. Kaybederiz.
Belki saklayabiliriz ama oraya varınca sakladıklarımıza bizim de ihtiyacımız kalmayacak. Hatta bozulacaklar. Otobüsten inerken çöpe 🚮atmak isteyeceğiz. Hem paylaşmak herkese iyi gelecek.
Bu otobüste ihtiyacımız olan sırayla konuşmak. Dinlenme vakitlerinde sessiz olmak, çayımızı ☕️içerken tadını çıkarmak, molalarda hal hatır sormak.
Gidilen yeri bilsek bile; ‘Hemşerim yolculuk nereye?’ demek.
Önümüzdeki koltuk ekranından ‘siyasi tartışma’ programı aramak yerine yıllara meydan okuyan bir Kemal Sunal gülmek.
Hava soğuk❄️. Peron kapanıyor ve bu son otobüs. 🚎
Çocuklar öne ve cam kenarına otursunlar.
Kulaklıklarında rap 🎧çalsın. Muavin bey çayları dağıtırken bizde buram buram kokan simitlerden 🥯herkese ikram edelim.
Çehreler gülsün, kalpler ❤️ yumuşasın.
Eğer teker 🛞patlarsa, otobüs bozulursa herkes bir yerden tutsun. Bildiğini söylesin. Çünkü bu koca araç bir kişi ile yürümez.
Otobüsün modeline ve markasına takılmaya ise hiç gerek yok. Çünkü bazen göl, bazen ⛰️dağ, bazen ova manzaraları o kadar güzel ki bu güzellikleri kaçırmaya değmez.
Her şey yoluna girince ver elini Ege, İç Anadolu, Karadeniz.
Sabaha karşı dinlenme tesisine yaklaşırken;
Hapörlerden Ferdi abinin ‘Düştüm yine çaresiz gurbetin yollarına, ne o resmini isterim, ne selam gönder bana.’ usul usul çalsın.
Bu yolculuk; güzel anılarla, hoş sohbetlerle, gülen çehrelerle son bulsun.
Eğer kalırsa dimağlarda şu düşünce var olsun: ‘Bir gün bitecek, sonu gelecek olan her şeyi güzel haliyle bitirmek herkese ama herkese iyi gelir.’
Turgay Urgur

ZAMAN DURSA

  Bu Cumartesi çok sevdiğim şarkıcının yeni kaseti çıksa, Alacağım gömlek için kalan eksik tamamlansa, Mesut Hocanın biyoloji sınavı kopya i...