-Kurumlarda arzu edilen başarı neden istenilen düzeyde olmuyor?
-Mevcut insan kaynağından olması gerektiği seviyede istifade edilmiyor. İnsanımız baskılanırsa, engellenirse, şans verilmezse kendisini bilinçli bir şekilde geri çeker. Öncelikle insanlara söz vermek ama söz vermeden önce hazırlanması için yeterli süreyi vermek gerekiyor. Bu dediğim insanın olduğu her ortam için geçerlidir. Ev, okul, cami, sınıf, şirket, sivil toplum örgütü, siyaset, toplantı, sokak, dernek, iş yeri yani birden fazla insanın olduğu her yer.
-Liderlik tarzlarının farklı olduğunu biliyoruz. Sizce en doğru yöntem hangisidir.
-Bir liderde birden farklı liderlik tarzı olmalıdır. Çünkü farkı şartlar farklı tarz liderlikleri gerektirir. Lakin ana akımda 'herkesin bir reyinin olduğu istişare merkezli bir liderlik' olmalıdır. Herkesin bir reyinin olduğu bir kararda itiraz edilecek bir şey kalmamıştır. Burada asıl mevzu aslında şudur: gündemin kalitesi. ‘Kaliteli gündem, gündemler’ liderin sorumluluğundadır. Çok önemli, doğrudan verimliliği etkileyen mümkün yani yapılabilir işleri gündeme almak gerekir. Evet çok mücadele gerektirsin, zaman ve emek alsın ama öncelikli olanlar yapılsın. Bu nedenle 'yapılacaklar' listesi çıkarıldıktan sonra bunların içinde mutlaka öncelik sıralaması yapılmalıdır. Somutlaştırmak gerekirse; evin çatısı akarken iç dekorasyonla uğraşmak iyi bir düşünce değildir. Biraz daha açalım. Değer yaratmaya yönelik bir plan olacak. Artı değer. Sayısal değer. Bugünün dünden iyi olması gerekir. Çünkü bugün dünden iyi olmazsa zaten otomatik olarak geriye düşersin. Camideki cemaat, sınıftaki öğrenci, fabrikadaki işçi kendisi için bir 'değer' görecek. Burada bulunmamın bir anlamı var diyecek ve çok önemli bir konu da şu: bu değer maddi bir değer olduğu kadar manevi bir değer de olmalıdır. Yoksa sürdürülebilirlik olmaz. 'Paydaş huzuru' olacak. Doğru herkesi yüzde yüz kimse mutlu edemez. Bunu istemek çok ütopik ama çoğunluğun huzuru işlerin yolunda gittiğinin göstergesidir. İnsanların farklı mizaçları ve tarzları illaki olacaktır. Bu çok insani bir özelliktir. Yani insan insandan farklıdır. Asıl rehberlik veya liderlik ise tam bu noktada devreye girer. Farklı yöntemleri olan birden fazla insanı farklı tarzlarını kullanmalarını sağlatarak tek bir amaca sevk edebilmektir. Tabii burada şu konu önemli herkes (paydaşlar) ne elde edileceğini ve neye odaklanacağını bilecek. Kurallar yerine prensipler olacak. Çünkü kurallar düz ve sert iken prensipler geniş ve organiktir. Şunu unutmayalım! Kolektif başarının özgürlüğe ve yaratıcılığa ihtiyacı vardır.
-Biz böyle bir tarza alışık mıyız?
-Değiliz ama başka çıkış yok. Hiyerarşik(bürokratik) liderlik insanları aktive edemiyor. Bu zaten görünür bir şeydir. Eğer karar anında tek ses ve çoğunluğun sessizliği varsa o kararların verimliliği ve kabul görüşü tartışmalıdır. Hani duyduğumuz, hepimize tanıdık gelen bir cümle var ya, o cümle bunun ispatıdır.
-Nedir o cümle?
-'Ne değişiyor ki?' Bu cümle basit ama çok derinden gelen, kümülatif bir serzeniştir. Bu cümleyi söyletmemek gerekiyor.
-Konuyu daha da açmanın zamanı geldi mi?
-Açalım. İnşaallah saçmadan açarız. Başarıda diğer önemli bir konu güvendir. ‘Güven’ yüksek olunca özgürlük, çoğulculuk ve katılım artar. Müteşebbis ruh kendisine yer bulur. İnsanlar, işciler, öğrenciler korkularından ve endişelerinden sıyrılarak inisiyatif alırlar. Güven duygusunu samimiyet ve dürüstlük getirir. Bunlar insanlarda bir şekilde görünen özelliklerdir. Aman dikkat
Bu özellikleri kaybetmemek gerekiyor.
-Peki başarı için en elzem olanlar nelerdir? Hem kısaca bir özet olsa?
-İnançlı insanlarız. Ben hangi kurum, hangi iş, hangi amaç olursa olsun en başa her zaman besmele ve iyi niyeti koyarım. Ardından verimli, etkin, etkili çalışmayı. Organize olmayı. İstişare olmazsa olmazlardan. Çalışırken doğru mola da çok gereklidir. Şahıs merkezliden ziyade bilgi, kolektif şuur merkezli bir tarz olmalıdır. Aynı zamanda yenilikçi ve gündemi takip eden bir mantık her zaman aktif olmalıdır.
-Son olarak ne söylemek istersin?
-Allah insanı en değerli varlık olarak görüyor. ‘Biz’ insanların bu değeri yüceltmesi gerekir. Onun için insanımıza değer, nezaket, sevgi ve saygı verdikçe aşılmayacak bir sorun yoktur. Vesselam. Hayır, dua ve gayret ile kalın.
Turgay Urgur
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder