Ah belirsizlik! Ah!
‘Var mı? Yok mu?
Seviyor mu? Sevmiyor mu?’
‘Belirsizlik’ insanı kıtır kıtır adeta tahta kurdu gibi yiyen bir böcektir.
Küçük, kolay kolay görünmez.
Ama bazen insan beyninin hepsini birden içine alır.
İnsan artık ne ileri ne geri adım atar. İrade betonlaşır.
‘Kalsam mı?, gitsem mi?’
‘Düzelir mi?, düzelmez mi?’
Bazen kişiye göre kalınlığı ve çapı değişen düşünce hapsi, bazen insanın başına dikilmiş ve ona hep bir ağızdan farklı farklı düşünceleri söyleyen bir çok hayali insandır. Böylece kişi bir türlü karar veremez. En sonunda sessizliği, hiç bir şey yapmamayı tercih eder. En acısı da zaten bu ‘tercih’ edememedir. O saatten sonra irade ve kişilik yavaş yavaş ölüme doğru yol alır. Mutluluk ya da mutsuzluk, başarı ya da hüsran yoktur. Zamana, şartlara ve de kendisi dışındaki her şeye karşı çaresiz bir teslimiyet vardır. Konuşmak istemez, düşünmek hiç istemez. Görünmek istemez.
Belirsizlik tarlanın zararlı otudur. Nadasa bırakılan dimağlarda olu oluverir. Karar ve eylem insandan risk beklerken belirsizlik her boşluğu kullanır. Çatıda bekleyen büyük su kitlesi gibi toplu iğne başı kadar bir deliği bekler ve bulmasıyla birlikte sinir edici, bilinci ‘şıp şıp’ yıpratıcı bir şekilde istila eder. Oysa ilk yapılması gereken ‘işte o belirsizliği’ ortadan kaldırmaktır.
Evet … hayatın içinde başarı, kalite, zenginlik, özgürlük ve huzur aranıyorsa illaki bedel, emek ve risk olacaktır. Belirsizliğin kuşattığı zihinlerde bunlar karşılıksız bedellere ve boş emeklere dönüşecektir. Hayat bizden bir adım, bir gayret; bazen yoğun bir mücadele hep ister. Bunlar yoksa zaten hayatın yerini ölüm alır. Kalp atar işi bellidir. Göz görür işi bellidir. Kan dolaşır işi bellidir. Geriye kalan ise aslında en kolayıdır. Kararlar; BELİRLİ, muhkem ve hayra yönelik, Hak için olmalıdır. Ramazan belirsizlikleri bertaraf edip, insanı her görevini yerine getirdikten sonra ilahi teslimiyetin ellerine huşu ve huzur ile bırakan bir hediyedir. Adı bellidir, şekli bellidir, adabı bellidir, sadece bize değil bizden öncekiler için de belirlenmiştir.
Belirsizlikleri bertaraf ettikçe başaracağız. Helalin tadını alacağız. Her türlü zorlu karşısında sapa sağlam duracağız. Ebubekir gibi, Hamza gibi, Ali gibi hakiki imanın verdiği güç ile KUL olacağız.
Hayırlı Ramazanlar.
Turgay Urgur
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder